5 Haziran 2014 Perşembe

BİR YİĞİT VARDI by Kasva

BİR YİĞİT VARDI… by @KASVA_58


Yiğitler ülkesi Türkiye de vatan evlatlarının tek tek ortadan kaldırılması kafalarda soru işaretler bıraksa da anlaşılan o ki çakalların midesi aslanları kaldıramayacak kadar küçük…

SÜPER VALİ RECEP YAZICI…

Kemaliye-Başpınar arasında Karasu Nehri üzerine kurduğu köprü ile PKK ya ağır darbe vuran Yazıcı terör örgütünün köylerle bağlantısını keserek zarar vermelerini önledi. Daha o zamanlar karanlık güçlerin dikkatini çeken Süper Valiye her zaman olduğu gibi sahip çıkamadık. Vali Recep Yazıcıoğlu, Denizli' deki zengin uranyum madeni çalışmaları sırasında öldürülen mühendislerin faillerinin dosyaları ile birlikte bakanlığa (Ankara)'ya, giderken bir kazada hayatını kaybetmişti ve ülkemiz bir hizmet insanını daha rabbine uğurlamıştı.

10. GENELKURMAY BAŞKANI Mustafa Rüştü Erdelhun…

Genelkurmay Başkanlığını yürüttüğü sırada askerlerin siyasete karışmasına ve askeri cuntalara karşı çıkması ile tanınan Rüştü Paşa şimdiki askerlere örnek olacak bir şahsiyetti. 1960 Mayıs ayında darbe hazırlığı istihbaratını alan Erdelhunun yerinde o dönem başkaları olsaydı o istihbaratı ülkesinin aleyhine karşı kullanırdı. Erdelhun'a cuntacı subaylar tarafından "Cuntanın lideri ol" teklifi yapılırken o bütün bunları elinin tersiyle çevirmiş ve vatanına ihanet etmemiştir. Kayseri Cezaevi'nde iken ailesine yazdığı mektuplarda "Çok şükür ki görev yaptığım süre içerisinde orduyu siyasete karıştırmadım. Bizim hakkımızda tarih karar verecek." demiştir.

MÜHENDİSLER DEVRE DIŞI…

Ülkenin maneviyatından sonra teknik kapasitesine de el uzatan karanlıklar ordusu bu kez de mühendislerimize yaptıkları suikastlarla gündeme geldi. ASELSAN cinayetleri diye bilinen bu ölümlerde özellikle ülkemiz adına büyük hizmetler de bulunacak olan kişiler ortadan kaldırılmışlardı.

Hüseyin başbilen, halim ünsem  özellikle şifre çözme konusunda uzman mühendislerdi. ASELSAN mühendisleri, uçak tanıma sistemlerinin ‘millileştirilmesi’ ve ABD güdümlü elektronik sistemlerinin kontrol dışı bırakılması çalışmalarını yürütmüşlerdi. ‘intihar’ ettikleri ileri sürülen bu mühendisler, altı ay gibi kısa bir sürede, uçak tanıma sisteminin hâkimiyetini Türkiye lehine çevirmeyi başardı. Aynı zamanda ABD’nin uydular aracılığıyla gönderdiği sinyallerle savaş araçlarını saf dışı bırakma sistemini de çökertti.

Halim ünsem Ünal isimli yiğidimiz bizi birçok tuzak kurtaracak gelişmeye imza atacaktı. Ünal, ODTÜ elektrik elektronik mühendisliği Bölümü’nden, 2000 yılında ‘şeref öğrencisi’ unvanıyla mezun oldu. Ünal öldüğü gün, savunma sanayi ile ilgili bir seminere katılacaktı. 2011 yılına kadar Amerika’da kalarak Türk - Amerikan ortak yapımı f-16 savaş uçaklarının modernizasyonunda çalışacaktı.
Evet, yiğit olmanın zor olduğu bu ülkede onlar görevini fazlasıyla yapmışlardı. Ama asil ruh Osmanlı torunu olmamızı kıskananlar bizi burada istemiyor. “dağdan gelip bağdakini kovma” benzetmesine uygun olarak cuntanın ilerleyen zamanlarda neler yapacağını hep birlikte göreceğiz. Onlar şuan hain planların krokilerini çizedursun bizde dua setlerini yanımızdan eksik etmeyelim… ALLAH'IM BÜTÜN SIKINTILARIM DA GÜVENCEM, BÜTÜN ZORLUKLARDA ÜMİDİM SENSİN!!! AMİN…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder