BİR YİĞİT
VARDI… by @KASVA_58
Yiğitler ülkesi Türkiye de vatan
evlatlarının tek tek ortadan kaldırılması kafalarda soru işaretler bıraksa da
anlaşılan o ki çakalların midesi aslanları kaldıramayacak kadar küçük…
SÜPER VALİ RECEP YAZICI…
Kemaliye-Başpınar
arasında Karasu Nehri üzerine kurduğu köprü ile PKK ya ağır darbe vuran Yazıcı
terör örgütünün köylerle bağlantısını keserek zarar vermelerini önledi. Daha o
zamanlar karanlık güçlerin dikkatini çeken Süper Valiye her zaman olduğu gibi
sahip çıkamadık. Vali Recep Yazıcıoğlu, Denizli' deki zengin uranyum madeni çalışmaları sırasında öldürülen
mühendislerin faillerinin dosyaları ile birlikte bakanlığa (Ankara)'ya, giderken bir kazada hayatını kaybetmişti ve
ülkemiz bir hizmet insanını daha rabbine uğurlamıştı.
10. GENELKURMAY
BAŞKANI Mustafa Rüştü Erdelhun…
Genelkurmay
Başkanlığını yürüttüğü sırada askerlerin siyasete karışmasına ve askeri
cuntalara karşı çıkması ile tanınan Rüştü Paşa şimdiki askerlere örnek olacak
bir şahsiyetti. 1960 Mayıs ayında darbe hazırlığı istihbaratını alan Erdelhunun
yerinde o dönem başkaları olsaydı o istihbaratı ülkesinin aleyhine karşı
kullanırdı. Erdelhun'a cuntacı subaylar tarafından "Cuntanın lideri
ol" teklifi yapılırken o bütün
bunları elinin tersiyle çevirmiş ve vatanına ihanet etmemiştir. Kayseri
Cezaevi'nde iken ailesine yazdığı mektuplarda "Çok şükür ki görev yaptığım
süre içerisinde orduyu siyasete karıştırmadım. Bizim hakkımızda tarih karar
verecek." demiştir.
MÜHENDİSLER DEVRE DIŞI…
Ülkenin maneviyatından
sonra teknik kapasitesine de el uzatan karanlıklar ordusu bu kez de
mühendislerimize yaptıkları suikastlarla gündeme geldi. ASELSAN cinayetleri
diye bilinen bu ölümlerde özellikle ülkemiz adına büyük hizmetler de bulunacak
olan kişiler ortadan kaldırılmışlardı.
Hüseyin başbilen, halim ünsem özellikle şifre çözme
konusunda uzman mühendislerdi. ASELSAN mühendisleri, uçak tanıma sistemlerinin
‘millileştirilmesi’ ve ABD güdümlü elektronik sistemlerinin kontrol dışı
bırakılması çalışmalarını yürütmüşlerdi. ‘intihar’ ettikleri ileri sürülen bu
mühendisler, altı ay gibi kısa bir sürede, uçak tanıma sisteminin hâkimiyetini Türkiye
lehine çevirmeyi başardı. Aynı zamanda ABD’nin uydular aracılığıyla gönderdiği
sinyallerle savaş araçlarını saf dışı bırakma sistemini de çökertti.
Halim ünsem Ünal isimli yiğidimiz bizi birçok
tuzak kurtaracak gelişmeye imza atacaktı. Ünal, ODTÜ elektrik elektronik mühendisliği Bölümü’nden,
2000 yılında ‘şeref öğrencisi’ unvanıyla mezun oldu. Ünal öldüğü gün, savunma
sanayi ile ilgili bir seminere katılacaktı. 2011 yılına kadar Amerika’da
kalarak Türk - Amerikan ortak yapımı f-16 savaş uçaklarının modernizasyonunda
çalışacaktı.
Evet,
yiğit olmanın zor olduğu bu ülkede onlar görevini fazlasıyla yapmışlardı. Ama
asil ruh Osmanlı torunu olmamızı kıskananlar bizi burada istemiyor. “dağdan
gelip bağdakini kovma” benzetmesine uygun olarak cuntanın ilerleyen zamanlarda
neler yapacağını hep birlikte göreceğiz. Onlar şuan hain planların krokilerini
çizedursun bizde dua setlerini yanımızdan eksik etmeyelim… ALLAH'IM BÜTÜN SIKINTILARIM DA GÜVENCEM, BÜTÜN
ZORLUKLARDA ÜMİDİM SENSİN!!! AMİN…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder